A- TANZİMAT ÖNCESİ DÖNEM :
Osmanlı İmparatorluğu'nun Tanzimat öncesi bu döneminde, gümrüklerde bazen iltizam ve bazen da emanet usulü uygulandığından, gümrüklerin veya mültezimlerin teftişi "Gümrük Eminleri" ve "Kadı"lar tarafından yapılıyordu. Emanet sisteminin uygulandığı zamanlarda vergileri toplama görevi yapan Gümrük Emin'leri, iltizam sisteminin uygulandığı zamanlarda da mültezimleri kontrol ediyorlardı.
O dönemde Kadı, adalet mekanizması içinde yargı görevini yürütürken, aynı zamanda, diğer kurumların ve dolayısıyla gümrüklerin de, Beylerbeyi ve Sancak Beyi'nden sonra gelen üst düzey amiri idi ve gerektiğinde gümrükleri de denetliyordu.
Diğer bir teftiş sistemi ise, ayrı bir teftiş organı olan "Bakı Kulları" tarafından yapılan teftiş idi. Osmanlı İmparatorluğu kurulup geliştikten sonra idari yapı içinde Devletin teftiş işleri için "Bakı Kulları" adı verilen bir sınıf oluşturulmuştur. Bunların başına da, günümüzdeki Teftiş Kurulu Başkanı hüviyetinde olmak üzere "Başbakı Kulu" efendi tayin edilmiştir. Geniş yetkileri olan Başbakı Kulu mali konuların görüşülmesi sırasında veya gerektiğinde, Defterdarla beraber Divan-ı Hümayun'da hazır bulunuyordu. "Bak" kelimesi bildiğimiz "Bakmak" dan, nezaret etmekten gelmektedir. Teftiş işlerinin o zamanlar bu öz Türkçe ile ifadelendirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Tanzimat'a kadar bazen emanet ve bazen de iltizam usulüyle idare olunan gümrüklerimiz de gerektiğinde, Bakı Kulları tarafından teftişe tabi tutulmuşlardır.
Bakı Kulları Tanzimat'tan bir süre önce kaldırılmıştır.
B- TANZİMAT DÖNEMİ :
Tanzimat'tan sonraki ilk yıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nda gümrük idarelerinin teftişi için, gerektiği zaman, gümrüğün yerine ve teftişin durum ve özelliğine göre, İdare'den bazen küçük bazen de büyük mevkide bir amir görevlendirilmiştir. Daha sonraki yıllarda ise, Müfettişler ve Başmüfettişler gümrük teşkilatında kadrolu olarak yer almışlardır. Meşrutiyet'ten sonra gümrük teşkilatı yenilenip, 1861 yılında gümrükler Rüsumat Emaneti adı altında organize edildiğinde, bu teşkilatta bir Başmüfettiş, iki Müfettiş ve üç Müfettiş Muavininin yer aldığı bilinmektedir.
Diğer taraftan, Tanzimat Dönemi'nde Gümrüklerle ilgili yeni düzenlemelerin yapıldığına ve bu dönemde ilk olarak Gümrük Müfettişliğinin ihdas edildiğine ilişkin bilgileri İkinci Meşrutiyet döneminin bir vesikası olan 1914 tarihli Rüsumat Salnamesi'nde bulmaktayız. Sözü edilen Salname'de; Gümrüklerin idari yapısı ile ilgili olarak; "tradei Seniyye mucibince taşrada bulunan bilcümle sevahil ve kara gümrükleri 76 senesi Mart'ından (1859) itibaren onyedi emanete taksim edilerek, her birine Emin unvanıyla bir müdür tayin olunmuş ve varidatı rüsumiyenin yekun hesabı bu tarihten itibaren malum olmaya başlamış idi. Muahheren taşra gümrüklerinin muamelatı Maliye'den, Dersaadet Emtia Gümrüğüne devredilmiş olmakla, gerek varidatın ve gerek gümrüklere ait kaffei muamelatın temşiyet ve idaresi için Dersaadet Gümrük Emaneti merci ittihaz olundu." denilirken;
Gümrük Müfettişliği ile ilgili olarak da; "Muamele-i rüsumiye'nin mihveri layıkında cereyan edip etmediği ve idarelerde hilaf-ı uhud ve nizam bir hal ve hareket vukubulup bulmadığım tahkik ve teftiş için müteaddit müfettişler tayin olundu... Memurların vezaifi resmiyelerile muamelat-ı rüsumiye'nin cereyanı hakkında Kani Paşa merhum tarafından altmışdört bendi şamil bir de nizamname kaleme alınarak, İrade-i Seniyye ile 1277 (1860) senesi zarfında mevkii icraya konmuş idi."; denilmektedir.
Bu bilgilerden Gümrük Müfettişliğinin müessese olarak Osmanlı Devleti'nde ilk defa, 1859 tarihinde ve gümrükler onyedi emanete bölünerek Maliye'den, İstanbul Emtia Gümrük Eminliğine devredilirken ihdas edildiği, tanzimat döneminde bir müddet sonra yapılan yeni düzenlemelerin bir sonucu olarak da, gümrüklerin 1861 yılında, bünyesinde Gümrük Müfettişliği müessesesini de bulunduran ve doğrudan Sadrazamlığa bağlı olan "Rüsumat Emaneti" adı altında teşkilatlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Gümrüklerin teftiş usulü ile ilgili ilk düzenlemeler ise, 1880-1889 yıllarında görev yapan Rüsumat Emini Edip Efendi zamanında, Gümrüklerimizde görevli Alman Gümrük Uzmanı BERTRAM tarafından hazırlanmıştır.
Diğer taraftan, Tanzimat dönemi'nde Teftiş Heyeti'nin oluşumu ile görev, yetki ve çalışma esaslarını belirleyen bir diğer düzenleme "Rüsumat Hey'eti Teftişiyesi Vezaifine Dair Nizamname" olmuştur.
Rüsumat Emaneti'nce, 12 Mart 1906 tarihinde yürürlüğe konulan ve Ondokuz maddeden oluşan Nizamname'nin;
Hey'etin kuruluşu ile ilgili 1'inci maddesi "Heyet-i Teftişiye-i Rüsumiye, Rüsumat Emaneti'nin şuabatı merkeziyesinden olup, ba irade-i seniye mansup bir reis ile lüzumu kadar müfettişlerden mürekkep ve memur olacakları gümrüklerde vezaif-i teftişiye ve tahkikiye'nin ifasiyle mükelleftir.";
Müfettişlerin görevleri ile ilgili 8'inci maddesi "Müfettişlerin gümrüklerde ifa eyliyecekleri vezaif-i teftişiye'nin esasım teşkil eden mevat mevzu olan usul ve kavaide tevfikan evvela sandık ve eşyayı ayniye yoklamalar ile eşyayı ayniye muamelesinin dairei matlubede cereyan edip etmediğini ve saniyen gümrük muamelatının üssülesası demek olan emr-i muayenenin usulü mevzuası veçhile ve hakkıyla icra edilip edilmediğim ve salisen takdir-i kıymet madde-i mutenasına dikkat olunup olunmadığım ve rabian defatir ve kuyudun usul ve tarifatı mahsusasına tevfikan tutulup tutulmadığım ve hamisen gümrüklerce muhafaza hizmeti mühimm esinin sureti matlubede ifa edilmekte olup olmadığım teftiş eylemek hususlarıdır.";
Keza, görevle ilgili 11'inci maddesi "Müfettişler gümrüklerce emri mühimmi muhafazanın riizamnamei mahsusuna ve evamir ve talimatı mevcudeye tevfikan hüsnü ifa edilip edilmediğini ve eşyayı memnu ve mevaddı müştailenin men'i ithaline ve kaçakçılığa ait takyidatın matlup veçhile cereyan edip etmediğin! dahi teftiş ve tahkik edeceklerdir.";
Müfettişlerin yetkileri ile ilgili 12'nci maddesi "Müfettişler icra eyliyecekleri tahkikat neticesinde bir memurun derhal azlini veyahut işten el çektirilmesini müsteizim bir hal ve hareketim' gördükleri takdirde esbabı mucibesiyle beraber hemen keyfiyeti Emanete bildireceklerdir. Şu kadar ki azli veya işten elçektirilmesi lazımgelen memur Mezaretlerce tayin olunan sınıftan ise keyfiyeti merbut olduğu Fiezarete bildireceklerdir ve bu baptaki evrakı tahkikiyesinin suretlerini bila tehir Makamı Emanete göndereceklerdir.";
Müfettişlerin çalışma esasları ile ilgili 16'ncı maddesinde de "Dersaadet ve Vilayatı Şahane gümrüklerine tayin ve izam olunacak müfettişler netayici teftişiyelerile, müşahedat ve mütalaatı vakıalarım havi tanzim edecekleri rapor ve layihaları Makamı Emanete ita ve irsal edecekler ve bunlar Heyeti Teftişiye Riyasetine havale olunacaktır. Gerek mezkur rapor ve layihalar ve gerek evrakı muhavvelei saire Heyeti Teftişiye Riyasetince badelmütalaa hasıl olacak fikir ve mülahaza ile beraber Makamı Emanete iade edilecektir.";Hükümlerini öngörmektedir.
Anılan nizamnamenin, taşıdığı benzer hükümler nedeniyle ve genel esaslar açısından, daha sonraki yıl ve dönemlerde hazırlanan yönetmeliklerdeki hükümlerin de kaynağım teşkil ettiği ve hatta, bugün için yürürlükte bulunan ve Gümrük Müfettişlerinin görev ve yetkilerini belirleyen Yönetmeliğin dahi, temel taşlarından birisini oluşturduğu ve ayrıca, o dönemde müfettişlerin düzenledikleri raporları doğrudan Emanet Makamı'na vermelerinin ve Makamca, Teftiş Kurulu Başkanlığı'na havale edilen raporların, işlemi bittikten sonra tekrar Emanet Makamı'na iade edilmesinin dikkat çekici bulunduğu söylenebilir.
C- İKİNCİ MEŞRUTİYET :
Osmanlı İmparatorluğu'nda, Gümrüklerle ilgili olarak 1859 yılında yeni düzenlemelerin yapıldığına ve Gümrük Müfettişliğinin de ilk olarak bu tarihte ihdas edildiğine dair bilgiler, daha önce Tanzimat dönemi ile ilgili bölümde metnine de yer verilen, İkinci Meşrutiyet döneminde 1914 yılında yayınlanmış olan Rüsumat Salnamesi'nde bulunmaktadır.
Bu dönemde, zaman içinde teşkilatta görev almış Gümrük Müfettişlerinin isim ve unvanları yıllık Rüsumat Salnameleri'nde bulunmaktadır.
Buna bir örnek olmak üzere, 1894 yılma ait Rüsumat Salnamesi'nde yer alan Müfettişlerin isimleri ve unvanları aşağıya alınmıştır.
"1- Merkezi Dersaadet olmak üzere, Dersaadet Mezaretlerile, Selanik, İzmir Rüsumat nezaretleri müfettişi: İsmail Hakkı Elendi, 2- Müfettiş refiki: Cemil Bey, 5- Müfettiş Refiki: Nuri Bey, 4- Merkezi Dersaadet olmak üzere Beyrut Müfettişi :Hilmi Bey, 5- İskenderun, Feruze, İşkodra rüsumat nezaretlerile maa müskirat zahire gümrüğü Müfettişi : Rasim Bey."
Diğer taraftan, 1905 yılma ait Rüsumat Salnamesi'nde, Gümrük Teftiş Hey'etinde 1 Reis, 1 Müfettiş Umumi, 1 Müfettiş Umumi Muavini ve 19 Müfettiş olmak üzere, toplam 22 Müfettiş bulunduğu belirtilmektedir.
1907 yılı Rüsumat Salnamesi'ne göre ise, Teftiş Heyetinde 1 Reis, 1 Müfettiş Umumi, 1 Müfettiş Umumi Muavini ve 29 Müfettiş olmak üzere, toplam 32 eleman vardır.
İkinci Meşrutiyet Dönemi'nde ve 1914 yılında Teftiş Heyetinin eleman sayısı 38'dir.
Cumhuriyet öncesi Milli Hükümet Döneminde ve 1921 yılında yürürlüğe konulan 175 sayılı "Münhasıran Gümrük Muamelatının Teftiş İçin Maliye Vekaleti'nde Dört Müfettişlik İhdası Hakkında Kanun" ile 1921 yılından geçerli olmak üzere Maliye Vekaleti'nde 4 Müfettişlik kadrosu ihdas edilmiş ve 1921 yılı bütçesine de tahsisat konulmuştur.