GÜMRÜK MÜFETTİŞLERİ DERNEĞİNDEN

KAMUOYUNA DUYURULUR

 

150 yıllık tarihi boyunca bağımsız-yansız ve hukuka uygun olarak görev yaptığı kamuoyunca da bilinen Gümrük Teftiş Kurulu, 31.01.2008 günü Gümrük Müsteşarı M.Emin ZARARSIZ’ın bizzat kendisinin hazırladığını söylediği “Gümrük Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı” taslağında, uydurma bir genel müdürlüğe dönüştürülmüştür. Bu yasa dışı dönüşüm teftiş, inceleme ve soruşturma üçlemesinin dayandığı hukuku da yok etmiştir.

 Bu tasarıyla; Gümrük Müsteşarlığı merkez ve taşra teşkilatındaki tüm önemli ve stratejik kadrolarda görev yapan Teftiş Kurulu Başkanı da dâhil, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Müsteşarlık Müşaviri, 1. Hukuk Müşaviri, Strateji Geliştirme Daire Başkanı, Personel Daire Başkanı, Eğitim Dairesi Başkanı, İdari ve Mali İşlere Daire Başkanı, Muhabere ve Elektronik Dairesi Başkanı, Daire Başkanı, Gümrükler ve Muhafaza Başmüdürü, Gümrükler ve Muhafaza Başmüdür Yardımcısı, İşletme Bölge Müdürü, Gümrük Müdürü, Gümrükler Muhafaza Müdürü ile merkez teşkilatında Şube Müdürlerinin görevine son verilmektedir. Yargı kararlarına aykırı bu durum, konusunda uzmanlaşmış tüm kadroların da tasfiyesidir.

            Gümrük Teftiş Kurulunun kapatılarak uydurma bir genel müdürlükte yetkisizleştirilmesi, tasarıdaki kaçakçılıkla mücadele amacıyla temelden çelişmektedir. Gümrük Teftiş Kurulu Başkanı, Başmüfettiş ve Müfettişlik kadrolarına, Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı imzalı müşterek kararla atama yapılması düzenlemesi tasarıda kaldırılmakla; Müfettişlik güvencesi yok edilmekte, teftiş, inceleme ve soruşturma bağımsızlığı ve yansızlığı tümüyle ortadan kaldırılmaktadır. Bu durumun kaçakçılık ve rüşvet gibi örgütlü suçlarla mücadeleyi de imkânsız hale getireceği açıktır.

           Yargı kararlarına aykırı bu tasarıyla Teftiş Kurulunun yok edilmesi sonucu; genel müdürlükler de denetim dışında kalacak ve idarenin bütünlüğü ilkesine aykırı bir durum ortaya çıkacaktır.

          Danıştay kararlarında belirtildiği gibi, kamu idarelerinde denetim hizmetleri, özelliği nedeniyle diğer idari hizmetlerden ayrı olarak ele alınmış ve ayrı bir kariyer olarak düzenlenmiştir. Bu niteliğin göz ardı edilerek, tasarıda Teftiş Kurulunun uydurma bir genel müdürlük altında konumlandırılması, denetim kavramına temelden aykırıdır.

            Devletin sosyal, siyasal, ekonomik ve güvenlik gibi son derece önemli ve stratejik kurumlarından biri olan Gümrük Teşkilatı; 300 milyar dolar boyutundaki dış ticaret kapsamında ülkeye giriş-çıkış yapan kişi, eşya ve taşıtları denetleyen tek kuruluştur. Gümrük Teftiş Kurulu da bu konuda en önemli işlevi yerine getirmektedir. Bu konumu nedeniyle; genelde tüm bakanlık ve kuruluşların yaptığı düzenlemelerin uygulama alanı da görevi kapsamındadır.

          300 milyar dolar boyutlu dış ticaret karşısında; gümrük hizmetlerinin sağlıklı, etkin, verimli yürütülmesinde ve yolsuzluklarla mücadelede önemli görevler yapan Gümrük Müfettişleri; idare ve personelin teftiş, inceleme ve soruşturması yanında, ithalat/ihracat firmaları ve işlemlerini, gümrükte iş yapan serbest meslek mensuplarının her türlü işlem ve belgelerini; ithalat/ihracat işlemleri sonrası bunlara ilişkin firmalardaki eşya, belge ve muhasebe hareketlerini de -Avrupa Birliği ile uyum çalışmaları sonucu yürürlüğe giren- 4458 sayılı Gümrük Yasası uyarınca denetlemektedir.

             Gümrük Teftiş Kurulunun, salt idari denetim birimi değil, adli soruşturma birimi olma özelliği de vardır. Gümrük Müfettişleri, Kaçakçılıkla Mücadele Yasası, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Yasa ve ilişkin diğer yasalar kapsamında Bakan/Müsteşar adına inceleme/soruşturma yaparak sonucunu doğrudan adli mercilere intikal ettirmektedir.

              Teknik bilgi, birikim ve uzmanlık gerektiren gümrük ve dış ticaret yolsuzluklarına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen inceleme ve soruşturmalar da bu Makamların istemi üzerine Gümrük Teftiş Kurulunca yapılmaktadır. Bu durum, Gümrük Müsteşarı Emin ZARARSIZ’ın bizzat hazırladığı tasarıda yok edilmiştir.

             Gümrük Teftiş Kurulunun da katkı sağladığı, TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonları çalışmaları bağlamında, ülke ölçeğinde denetimin ne denli önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmasına ve kimi açıklamalarda ekonominin %60’ının kayıt dışı olduğu belirtilmesine karşın; işlevi yolsuzluk ve kaçakçılıkla mücadele olan Gümrük Teftiş Kurulunun, tasarıda yok edilerek uydurma bir genel müdürlük altında konumlandırılması, gümrükleri tümüyle denetimsiz duruma sokacaktır.

               Salt 58, 59 ve 60. hükümetler döneminde, Gümrük Teftiş Kurulunca yapılan inceleme, teftiş ve soruşturmaların mali boyutu 8 katrilyon TL’yi aşmış olup; mali boyutu milyar dolara varan kimi soruşturma halen sürmektedir. Sayın Başbakanın açıkladığı 17 milyar dolara ulaşan akaryakıt kaçakçılığı soruşturması da Gümrük Teftiş Kurulunca yapılmaktadır. Tasarıda Gümrük Teftiş Kurulunun kaldırılmasının, kaçakçılık ve rüşvetle mücadeleyi sona erdireceği ve yolsuzlukları özendireceği açıktır. Bu tasarı, hükümet programı ve acil eylem planı ile de çelişmektedir.

           2008 yılı programının uygulanması, koordinasyonu ve izlenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında temel politikalar arasında; kaçakçılık ve örgütlü suçlarla etkin mücadele edilmesi belirtilmişken; tasarıda Gümrük Teftiş Kurulunun daha da güçlendirilmesi yerine yok edilmesine yönelik ve denetimin bağımsızlığına aykırı düzenlemelere yer verilmiştir.

             Avrupa Birliği’nin, komisyon ve üye devletlerden bağımsız kurduğu, yolsuzluk ve diğer yasadışı faaliyetlerle mücadele birimi “Avrupa Yolsuzlukla Mücadele Ofisi-OLAF” da işlev açısından Gümrük Teftiş Kurulunun görevi kapsamındadır. 2006 ve 2007 yılı AB ilerleme raporlarında gümrük idaresinin örgütlü suçlarla mücadele kapsamında yaptığı çalışmalar belirtilirken, Gümrük Teftiş Kurulunun bağımsızlığının gerekliliğine değinilerek; Gümrük Teftiş Kurulunca yapılan çalışmalar örnek gösterilmiştir. AB müktesebatına uyumlu hale getirilen gümrük ve suç gelirlerinin aklanması ile mücadele (kara para) düzenlemeleri de göz önünde bulundurulduğunda, Gümrük Teftiş Kurulunun varolan konumunun korunması ve daha da güçlendirilmesi gerekirken, tasarıda Gümrük Teftiş Kurulu yok edilmiştir.

             Anayasa Mahkemesinin kimi kararlarında; eşitlik ilkesinin aynı hukuki durumda bulunan kişilere aynı biçimde davranılması ve uygulama yapılması anlamını taşıdığı belirtilmesine karşın; 485 sayılı KHK ile görevlendirilmiş ve yetkilendirilmiş Gümrük Teftiş Kurulunun, bu KHK kapsamında yasal hiçbir görev ve yetkisi sayılmayan genel müdürlük birim yöneticiliği kapsamındaki görevlilerle tasarıda aynı çatı altında birleştirilmesi Anayasanın “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde yer alan “eşitlik ilkesi”ne de açıkça aykırıdır.

Sonuç olarak, tasarıda Gümrük Teftiş Kurulu’nun yok edilerek “idari vesayete bağımlı” bir uydurma genel müdürlük kurulması; gümrük kaynaklı kaçakçılık, rüşvet gibi yolsuzluklarla mücadelede Devleti zafiyete uğratacak ve kamu yararına olmayacak yasa dışı bir düzenlemedir.  Hukuk ekseninde bağımsız ve yansız teftiş, inceleme ve soruşturma yürüten Gümrük Teftiş Kurulunun güçlendirilmesi yerine yok edilmesinin hiçbir hukuki dayanağı yoktur.

Durumu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

 

 

                                                                GÜMRÜK MÜFETTİŞLERİ DERNEĞİ                                                                                                                          YÖNETİM KURULU