| |
Eski Müfettişlerden A.Raif LÜY tarafından 1944
senesinde kaleme alınan "Teftiş ve Murakabe
Cihazlarımız ne Halde" başlıklı yazı da;
"...Hiyerarşik kademeleri yerli yerinde ve
memurların buralara yükselmeleri şartları da
hassasiyetle tatbik edile gelmiş yerlerde dahi
vazifelerin (idare)nin hikmet-i vücuduna uygun
surette yapıla gitmesini, gene ancak, (Teftiş ve
Murakabe cihazı) temin eder. Bu, bizde hala
anlaşılamamıştır, ilerideki bahislerde ve aldığım
bazı yazılarda açık açık görünüyor.
Halbuki (Müfettiş) bir idarenin çatısında,
iskeletinde dahildir. (Evrak Kayıt Defteri) bir
dairenin nasıl bir temel taşı ise (Teftiş ve
Murakabe cihazı) da o Dairenin (muamele)lerinin,
yolunda yürütülmesini sağlıyacak olan bir (unsur)udur.
Tıpkı bir makinanın nazım piyesi gibi. Bu piyes
yoksa, yerine konmamışsa, o makina işliyemez. Yahut,
mesela, bostan veya yoncalık yapacağınız toprağın
etrafına çevireceğiniz (avlu) dür. Bu avluyu
tutmadınız mı o toprağınız herkes için bir (yol
geçen yer) ve sürüler için bir (otlak) olur, gider.
İşte biz İdare makinalarımızı, o nazımı yerine
koymıyarak veya toprağımızı avluyu tutmayarak,
işletmeğe çalışıyoruz; ve, idare makinalarımız da,
tabi olarak, kendilerine ve görecekleri işlere
zararlar vere vere işleyip gidiyorlar, tepkisini
yüksek kürsümüzden bile duyduk.
Metodu dairesinde (Teftiş ve murakabe cihazı)
nı kurup işletmemekliğimizden, hemen her devrimizde
(vol organise) çeteleri teşekkül etmiştir. Başka
işlerde, hatta, sokakta yürümekte bile, bir araya
veya bir hizaya gelmeleri mümkün olmıyacak derecede
sosyal durumları ayrı olan bu kimseler, bu işte
hemen birleşiveriyorlar. Çünkü tabii bir neticedir:
(Sen pekmezden haber ver, sinek Bağdat'tan da
gelir).
Nihayet, iş, dışarıdakiler için bile (elle
tutulur, gözle görülür) mahiyetini aldığı, (Hükümet,
artık mutlaka bir teftiş gönderir) dedirtecek
dereceye geldiği vakit, bütün izleri ortadan
kaldırmak (klasik tedbir)ine başvurulur, ve, bir
sabah gazetelerde (filan yerde bu gece yangın
çıkmış, bina kamilen yanmış, evrak ve defatirden bir
şey kurtarılamamış...v.s.) havadisini okuruz.
Her iş vaktinde ve yerinde teftiş ve murakabe
edilse bunların hiç biri olamaz. Bir memur yanlış
bir iş yaparken, bir ambarcı bir kaba el uzatırken
veya kırık ve eksik bir kabı tartısız teslim
alırken, duyacağı bir ayak sesi için (sakın Müfettiş
olmasın) demelidir, ve çoğu zaman bu ayak sesi
hakikaten Müfettişin olmalıdır.
Fazla bir külfet, başaramıyacağımız fazla bir iş
yoktur. Mesele, metodu bilmek istemektir, bu ise
vazifedir.
Binaenaleyh, bu hallerimize, bu gidişlerimize
artık bir son vermek mazhariyeti de aziz
Cumhuriyetimize nasip olsun.".
Hususlarına yer verilerek Müfettişlik mesleğinin ve
idarenin teftiş ve murakabe işlemlerinin önemi
vurgulanmıştır. |
|